GÜLŞAH YILMAZ YAZDI | AYNI CÜMLEDE OKUL VE ÖLÜM


Bazen bir cümle, bir ülkenin bütün gerçeğini yüzüne çarpar. Ve bazı cümleler vardır ki, insan onları kurarken bile utanır.

Çocuklar… Daha bir hafta sonra 23 Nisan’da şiir okuyacakları, bayrak sallayacakları, kahkahalarıyla koridorları dolduracakları o okulun camlarından bugün canlarını kurtarmak için atlıyorlar. 

Bir hafta sonra sahne olacak bahçe, bugün sessizliğin en ağır hâlini taşıyor: ceset torbaları. Okul ve ölüm. Yan yana gelmemesi gereken iki kelime. Ama artık aynı cümlenin içinde, aynı görüntünün içinde, aynı gerçeğin içinde. İnsanın içi almıyor. 

Çünkü okul dediğimiz yer, bir çocuğun dünyaya güvenmeyi öğrendiği ilk yerdi. Şimdi o güvenin yerinde korku var. Kalem tutması gereken eller titriyor, oyun oynaması gereken çocuklar hayatta kalmanın yollarını arıyor. Sormadan edemiyorum: 

Ne zaman bu kadar alıştık bu görüntülere? Ne zaman “olmaz” dediğimiz her şey, sıradan bir haber akışına dönüştü? Bir çocuğun hayatı, hiçbir ideolojinin, hiçbir nefretin, hiçbir gerekçenin parçası olamaz. Ve hiçbir savaş, hiçbir çatışma, bir okul kapısından içeri girecek kadarıyla “haklı” değildir. Ama giriyor. 


Hem de en acımasız hâliyle. Belki de asıl mesele şu: Biz hâlâ buna şaşırıyor muyuz, yoksa sadece üzülüp geçiyor muyuz? Çünkü bazı acılar vardır, sadece yaşanmaz… Aynı zamanda susturur, alıştırır ve en kötüsü, normalleştirir.

 Oysa bu asla normal değil. Bir çocuğun hayatta kalmak için camdan atlamak zorunda kalması, insanlığın en açık iflasıdır. Ve bazı iflasların telafisi yoktur.

 |Saygılarımla, Gülşah Yılmaz|


İmparator Gazetesi
Daha yeni Daha eski