Sürhan Özdamar şiirleri







Serserim Nerede


Kor gibi düştün yüreğime,
İçimin en derin yerine.
Sustum ama adın kaldı,
Her nefesin izlerinde.

Usul usul dokundun bana,
Bir bahar gibi ruhuma.
Şimdi sensiz her geceyi,
Sayıyorum yıldızlarla.


Yüreğime ışık saçan,
Sessiz sessiz bana akan.
Bir tek seni soruyor,
Bu yorgun kalbim her zaman.


Nerede benim serserim?
Hangi rüzgâr aldı seni?
Kor bıraktın yüreğime,
Dinmiyor bu yangın şimdi.

Nerede benim serserim?
Duyuyor musun sesimi?
Usul usul dokunduğun,
Kalbim bekler sevgini.


Her köşe seni anlatıyor,
Her şarkı sana çıkıyor.
Gözlerimde kalan hayalin,
Her gece beni buluyor.

Belki bir gün ansızın,
Kapımı çalarsın yine.
Ben ilk günkü sevgimle,
Sarılırım sessizce.


Kor gibi düştün yüreğime,
Adını yazdın derinime.
Gel de bitsin bu hasretim…
Nerede benim serserim?



Ruhum Sana Varmadan



Bende bilirim dünyadan büyük olmayı
Severim, masum bakışlarında kaybolmayı
Gözlerindeki yalnızlığı dilerim kendime
Ruhum sana varmadan ölmesin diye

Kalbim, gözlerini görmeden sevemesin
Ellerin değmeden içim ısınamasın
Bir bakışın gözüme dokunduğu an
Kalbine girmeyi de iyi bilirim ben


Severim, sendeki yalnız kalışlarımı
Nefesine gömerim tüm suskunluğumu
Dilerim, adımı fısıldasın zaman
Kalbim sen diye atsın her an

Severim, sustuğum yerlerde seni
Geceye bıraktığım tüm “beni”
Ruhum sana ulaşsın diye dilerim
Kaybolsam da gözlerinde, yine severim



Güleceğimiz şeylere ağladıklarımız:
Acıktık, söylemeye utandık.

Sevdik, söylemeye utandık.
Sevildik, göstermeye utandık.
Ağladık, gülmeye utandık.
Yalnız kaldık, söylemeye utandık.
Eğlendik, söylemeye utandık.
Susadık, istemeye utandık.
Utandık da utandık… Durduk yere utandık.
Ve utanırken aldandık. Aldanırken büyümeyi unutmadık.
Acımızla sevmeyi unutmadık.
“Umut dünyasında yaşıyorsun.” dediler.
Sevmekten vazgeçmedik.
“Siz olmazsınız.” dediler, daha çok bağlandık.
Ne kullandık, ne kullanıldık.
Biz, birbirimizi “biz” yaptık.
Yardım ettik, eksiğimizi kapattık.
“Yanımda ol.” dedim.
“Yalnızca yanımda ol.”
Senin varoluşun bile bugünkü benliğime yeter dedim.
Utanmadım; yanımda oldu.
Aşk kazandı.
Biz şimdiki bizi kazandık.
Birbirimizin değeri, birbirimize ait olduk… Yahu, ait!
Sen, ait olmanın tadını bilir misin?
Maddesel dünyamda ilk kez ait hissettim.
Ben onun, onun bana olan; saygımızla, sevgimizle büyüttük biz bu aşkı.
Acı aşkını seveyim…
Ey sevgilim; bugünüm, yarınım, ahiret aşkım… Büyümüz sonsuz olsun.
(Amin, amin, amin ecmain.)
Sonsuz seninle olayım.
Bunu bilmek bile huzur veriyor bana.
Bana galu belâ sevgilim…
Kalbim dediğim, tek gördüğüm…
Aşkın almış başımı; zikrim olmuşsun, sonsuz sevdam.
Ellerini getir, kalbimin üstüne.
Kırmızı ışığın yansımış yüreğime.
Ey sevgilim, bitmek bilmez aşkımız…
Bizi bil. Bir bil. Sen bil.


Evrenin çatısı Sıcağın o ıssız gelişi


Üstünde kuruyan el havlusunun bıraktığı ılık iz…
Balkon kapısını açtığında yüzüne vuran temiz havanın eseri…
Dalların birbirine olan o saygılı duruşu; çarpışmadan, incitmeden beraber yaşamayı öğretircesine…
Günün gününü dolduramadan rapor alamayışı…
Aylardan ise tam şubat.
Bulutların göçebeliği; yurdu sarıp sarmalayan bir merhamet gibi…
Uzayın sonsuz boşluğu korkutmasın seni, ey Âdemoğlu.
Kızılın enerjisi geldi; kaçanın, kaçıranın uyuttuğunu sananlar bilsin ki
asıl uyuyanlar sizlersiniz.
Geldi mi oğlu, mu kızı?
Sindirin… Sindirebildiğiniz ne varsa.
Yoksa onlar sizi silmeye geldi—kızılın enerjisi.
Güzelin güzeline kanın…
İyinin içinde bir hayır vardır; sen “hayır” dediğinde bile bazen “evet”tir, bilesin.
Her cümlende Allah’ı zikredersin; ister bilerek, ister bilmeden… Yine, yeniden… Bilesin.
Bildiğinden kim korkar? Asıl bilmediğinden korkulur.
Son haykırışlarım bunlar, bilesin…
“Gel ey Müslümanım.” deyip sıyrılamazsın işin içinden.
Zevkin sefası Rabbe olandadır.
Sen unutmuş olsan da, O seni sana hatırlatır mutlaka.
İyilikten maraz doğmaz, bilesin.
Sevdirirler insana güzelin güzelini; düşürtmezler dilinden.
Sen bile farkına varamazsın.
“Ne oldum?” değil, “Ne olacağım?” diyesin.
Allah ne ziyanı sever, ne isyanı, ne de edenini…
Rabbin yarattığı tüm mahlûkatları sever. Ne seni…

Sürhan Özdamar


Daha yeni Daha eski