CANLI | SON YAYINLAR
Yükleniyor...

11 Haziran 2026 Perşembe

Sürhan Özdamar şiirleri






Nerede Issız Adamım?


Geçmişin izleri artık geride Gölgeli ,kendinden büyük olanın 
Yüreği serin , aklı derindir 
Kalbin yükünü sırtında , aklın gücünü omuzunda taşıyanım 
Kaldıki kalmayanım , yanımda olmayanım 
Yanıbaşıma baş koyanım 
Nerde benim ıssız adamım

Benlidem 


Varlığın hayatıma güneş gibi doğuyor
Yokluğun yetim bir çocuğun elinden son dilim aşını almış gibi acıtıyor.

Gül güldüğünde kokarken ,
Yalnızlığın adı yalnızlık 
Sen diyen mısralarımın dili olsa .adı batsa
Sende bana batsan batışmadan 
Hançerin sevgisi kalbinken adı batsıcanın  
Seninleyken sensizim işte 
Adı kalbime mühürlü çölümde yağan yağmurum 
Örtüm kollarım kanadım

İkilem olmayacak kadar olanım 
Verdiğim en doğru kararım 
Benim senle olanım 

Sonunu getiremediğim hikayemin başrolu mu bana kadarın 
Yoksaydıklarımdan mı mütevellitti hayatının ham anı 
Söyle sene sevdiğim 
Dudaklarımın baharı 
Bahtımın can yoldaşı 
Sana açan kalbim 
Seni yaşadı 
Dudaklarımdaki  mesafe seni korkutmasın küçüğüm 
Yükünden sevdim seni 
Belası başıma taht kurduranım



Zaman geleceğin kalbidir ardı gelen yarın

İsmi söylenmeyen yerlerde

kalbin yolculuğu bitmiş,

gönül süzce

sevdanın varlığına

hiç tattırmadığı

acı sevdanı en

derinine gömdüğün

gönlün ben, bilirim

gizli tutmuş tadı

sevdanın acı kelamını

içmenin, senin o tatlı

yüreğini seviyorum

ben senin mi?



Gece yalın tek

adres olduğumu bildiğin

yarının oluşumu bilirim


Senin oluşumum da

Senin ben oluşların

bildiğin bilirim

kimsesiz bi yetim 

oluşlarında ben oluşlarını bilirim


Her anın oluşların

bana da kalışlarını

kalbimin ritminin

ben oluşlarını da

bilirim.




Adının ben oluşlarını

bilirim


kaldığım en

muhteşem başlangıcım


oluşlarını da bilirim

yahu kısacası

Senin  ben kavrayışınıda iyi 

Bilirim

adının ben oluşlarını 

bilirim e hadi 


Anladın sen.




Kendimle Birliğimin Arifesi



Ne acı çektirmişim  
meğer aslı olmayan
sevdalara hak etmeyenlerde
Oradan oraya savurup 

savrulmuşum kudretli sevgimi
Bağını bulamamış olamamışım
bulduğum sandıklarım da kaybolup
göçüp  ebelemişim her seferinde boş hedefini 

zaferin varlığını kulağıma ıssızca 
iliştirip durmuşum meğer
yaban evler değil
ellerin imiş

peki ben nasıl olmayışında
var olmuşum  , ellerinde
kaybolan hikâyenin başıda sonuda benim 
Sen oluşumda filtreli yürek gözüm 

oluşlarımın eşsiz yaratımını
görmeyen gözlerini unuttum
ben sen kalışlarımın 
anlamını doyasıya yitiren

fragmanını  zihnimde oynatan
çılgın enzimim sana sesleniyorum
seni seviyorum nedir bu kalbime
eziyetin lütfen ona verdiğim

değeri sil bütünümden  varlığı 
neşe katmayan  yanı başımdan
atmaya niyetli ve meyilliyim
zihnimin bana katmadığı

yüreğimin kattığına kandığım 
dayım merak etme özlemini
ruhum bile sevmeyi bıraktı
seni artık ellerimde yazmaktan

aciz şimdi kendimle birliğimin
ilk arifesinde yüreğimin kalbimde 
o ilk sevgi kırıntısın da ve
ben yeniden başlıyorum huzur dolu hayatıma 

Sana yeniden elveda ..
Yine yalnızlığın çözümü 
Adı yalnız kalemimde olanım dı
Çaresi yüreğime zimmetli 
Mühürü aydınlık olanım 

Teklikten doğan çok olanım dın 
Söylesene sahi sen nerede olanım 
Evrenim de zuhurun varlığında cihanım 
Olmayı beklemek mi değer kazandırır hayatına !

Olacak olanı göğüslemek tek bir dengelik çözüm yolların basitliğine aldanmayasın her yol bu kadar öğretici ve her yol bu kadar aydınlığa hizmet etmez kandırırlar adamım diyeni 

Olacak olduğumun versiyonuna uyanacak olduğum gerçekliğim şimdim peki ya benim şimdim olmaya niyetin ne aşamada diye sorarım bi adamım diyen madamlara


Al beni götür uzaklara düşür istediğin tuzaklara


Bitmesin bu anlar diye dua eden kalbim her anımda senin oluşlarım da

Neredeyse birbirimizin ruhuna işlemişken dudaklarının tek arzusu olmanın tadı hala damağımın tam ortasını sızlatıyor yanındayken bile özlemim olmayı başara biliyorsun 

Sonsuz özgürlüğümün hasretine umarsızca kavuşmasını ben iyi bilirim 

İhtiyacım var sesinin gürüne.

Canımı yakan ölümün sessizliğine de…

İhtiyacım var nefesinin nankör sıcağına 
bende güzel kalışlarına 

Nefesimi kesen isli aydınlığındayım 
Diyorum ya sana 
İhtiyaç duyuyorum işte,
olamadığım 
senle kalamadığım
içime mıh gibi saplanışların

Dayım ben…
Sevgin aşkıma berdermiydide 
Sana olanımdan etti de 
Nefsinin adi çıkışı !
Bedenim mi ? Bana karşı ! 
Ben mi O’na karşı ! 
Sevmenin tadını bilen 
Nasıl seveceğini mi kendi mi biçimlendirir..
Yada olanı olduğu gibi sevmenin Nedemek olduğunu mu öğretir hayat bize söyle sene 
Bana olanım  sen benim acımda gizlenen
Yaramaz bir sevda gülü…


Zaman geleceğin kalbidir ardı
 gelen yarın


İsmi söylenmeyen yerlerde
kalbin yolculuğu bitmiş,
gönül süzce
sevdanın varlığına
hiç tattırmadığı
acı sevdanı en
derinine gömdüğün
gönlün ben, bilirim
gizli tutmuş tadı
sevdanın acı kelamını
içmenin, senin o tatlı
yüreğini seviyorum
ben senin mi?


Gece yalın tek
adres olduğumu bildiğin
yarının oluşumu bilirim

Senin oluşumum da
Senin ben oluşların
bildiğin bilirim
kimsesiz bi yetim 
oluşlarında ben oluşlarını bilirim

Her anın oluşların
bana da kalışlarını
kalbimin ritminin
ben oluşlarını da
bilirim.



Adının ben oluşlarını
bilirim

kaldığım en
muhteşem başlangıcım

oluşlarını da bilirim
yahu kısacası
ben yine ben
olsun adının
ben oluşlarını bilirim e hadi 

Anladın sen.


Ellerindeki Umut


Kötülük tıkar her yolu kendince,

İyilik gibi gelemez üstesinden hayatın.

Oysa insan, acının içinde tatlısını bulur,

Yine kendinden kendine sığınarak...

Gerçek ışık umuttur,

Umut ise senin ellerinde olandan başkası değildir.

Hayatında hiç var olmamış bir sevincin yoksunluğudur bu;

Tırnaklarımın mecali kalmadı artık yalnızlığa.

Gözlerim kapalıyken

Işık daha aydınlıktı sanki...

Hep içime sor beni;

Yalnız kalışlarımın tek adresi,

Kuşların ıssızca yüreğime uçuşudur,

Benim üstüme çöken bir ben daha...

Bırakırken tutmayı öğretir hayat;

Getirisi olan bu savaşın kurtuluş aksağında,

Toprağa düşer en sonunda ayak izleri.







Serserim Nerede



Kor gibi düştün yüreğime,
İçimin en derin yerine.
Sustum ama adın kaldı,
Her nefesin izlerinde.

Usul usul dokundun bana,
Bir bahar gibi ruhuma.
Şimdi sensiz her geceyi,
Sayıyorum yıldızlarla.


Yüreğime ışık saçan,
Sessiz sessiz bana akan.
Bir tek seni soruyor,
Bu yorgun kalbim her zaman.


Nerede benim serserim?
Hangi rüzgâr aldı seni?
Kor bıraktın yüreğime,
Dinmiyor bu yangın şimdi.

Nerede benim serserim?
Duyuyor musun sesimi?
Usul usul dokunduğun,
Kalbim bekler sevgini.


Her köşe seni anlatıyor,
Her şarkı sana çıkıyor.
Gözlerimde kalan hayalin,
Her gece beni buluyor.

Belki bir gün ansızın,
Kapımı çalarsın yine.
Ben ilk günkü sevgimle,
Sarılırım sessizce.


Kor gibi düştün yüreğime,
Adını yazdın derinime.
Gel de bitsin bu hasretim…
Nerede benim serserim?



Ruhum Sana Varmadan



Bende bilirim dünyadan büyük olmayı
Severim, masum bakışlarında kaybolmayı
Gözlerindeki yalnızlığı dilerim kendime
Ruhum sana varmadan ölmesin diye

Kalbim, gözlerini görmeden sevemesin
Ellerin değmeden içim ısınamasın
Bir bakışın gözüme dokunduğu an
Kalbine girmeyi de iyi bilirim ben


Severim, sendeki yalnız kalışlarımı
Nefesine gömerim tüm suskunluğumu
Dilerim, adımı fısıldasın zaman
Kalbim sen diye atsın her an

Severim, sustuğum yerlerde seni
Geceye bıraktığım tüm “beni”
Ruhum sana ulaşsın diye dilerim
Kaybolsam da gözlerinde, yine severim



Güleceğimiz şeylere ağladıklarımız:
Acıktık, söylemeye utandık.

Sevdik, söylemeye utandık.
Sevildik, göstermeye utandık.
Ağladık, gülmeye utandık.
Yalnız kaldık, söylemeye utandık.
Eğlendik, söylemeye utandık.
Susadık, istemeye utandık.
Utandık da utandık… Durduk yere utandık.
Ve utanırken aldandık. Aldanırken büyümeyi unutmadık.
Acımızla sevmeyi unutmadık.
“Umut dünyasında yaşıyorsun.” dediler.
Sevmekten vazgeçmedik.
“Siz olmazsınız.” dediler, daha çok bağlandık.
Ne kullandık, ne kullanıldık.
Biz, birbirimizi “biz” yaptık.
Yardım ettik, eksiğimizi kapattık.
“Yanımda ol.” dedim.
“Yalnızca yanımda ol.”
Senin varoluşun bile bugünkü benliğime yeter dedim.
Utanmadım; yanımda oldu.
Aşk kazandı.
Biz şimdiki bizi kazandık.
Birbirimizin değeri, birbirimize ait olduk… Yahu, ait!
Sen, ait olmanın tadını bilir misin?
Maddesel dünyamda ilk kez ait hissettim.
Ben onun, onun bana olan; saygımızla, sevgimizle büyüttük biz bu aşkı.
Acı aşkını seveyim…
Ey sevgilim; bugünüm, yarınım, ahiret aşkım… Büyümüz sonsuz olsun.
(Amin, amin, amin ecmain.)
Sonsuz seninle olayım.
Bunu bilmek bile huzur veriyor bana.
Bana galu belâ sevgilim…
Kalbim dediğim, tek gördüğüm…
Aşkın almış başımı; zikrim olmuşsun, sonsuz sevdam.
Ellerini getir, kalbimin üstüne.
Kırmızı ışığın yansımış yüreğime.
Ey sevgilim, bitmek bilmez aşkımız…
Bizi bil. Bir bil. Sen bil.


Evrenin çatısı Sıcağın o ıssız gelişi


Üstünde kuruyan el havlusunun bıraktığı ılık iz…
Balkon kapısını açtığında yüzüne vuran temiz havanın eseri…
Dalların birbirine olan o saygılı duruşu; çarpışmadan, incitmeden beraber yaşamayı öğretircesine…
Günün gününü dolduramadan rapor alamayışı…
Aylardan ise tam şubat.
Bulutların göçebeliği; yurdu sarıp sarmalayan bir merhamet gibi…
Uzayın sonsuz boşluğu korkutmasın seni, ey Âdemoğlu.
Kızılın enerjisi geldi; kaçanın, kaçıranın uyuttuğunu sananlar bilsin ki
asıl uyuyanlar sizlersiniz.
Geldi mi oğlu, mu kızı?
Sindirin… Sindirebildiğiniz ne varsa.
Yoksa onlar sizi silmeye geldi—kızılın enerjisi.
Güzelin güzeline kanın…
İyinin içinde bir hayır vardır; sen “hayır” dediğinde bile bazen “evet”tir, bilesin.
Her cümlende Allah’ı zikredersin; ister bilerek, ister bilmeden… Yine, yeniden… Bilesin.
Bildiğinden kim korkar? Asıl bilmediğinden korkulur.
Son haykırışlarım bunlar, bilesin…
“Gel ey Müslümanım.” deyip sıyrılamazsın işin içinden.
Zevkin sefası Rabbe olandadır.
Sen unutmuş olsan da, O seni sana hatırlatır mutlaka.
İyilikten maraz doğmaz, bilesin.
Sevdirirler insana güzelin güzelini; düşürtmezler dilinden.
Sen bile farkına varamazsın.
“Ne oldum?” değil, “Ne olacağım?” diyesin.
Allah ne ziyanı sever, ne isyanı, ne de edenini…
Rabbin yarattığı tüm mahlûkatları sever. Ne seni…

Sürhan Özdamar


Önceki Yazı
SONRAKİ YAYIN

Yakın Arşiv Seçmeleri

Arşiv taranıyor...

Gündem Öne Çıkan

Yükleniyor...

Arşivden Seçmeler

Yükleniyor...

son haber

araaaa

Yayınlar yükleniyor...